Yeni Büyüme Potansiyeli Kefalet Sigortası

Yeni düzenlemelerle beraber şirketler kamu ihalelerine girerken göstermeleri gereken banka teminat mektubu yerine artık kefalet sigortası yaptırabilecekler. Bu gelişmeyle birlikte reel sektörün hareket kabiliyetinin artması bekleniyor.

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek artık şirketlerin kamu ihalelerine teminat verirken opsiyonunun sadece banka teminat mektubu ile sınırlı olmayacağını, kefalet sigortası da yaptırabileceğini açıklamıştı. Açıklamanın sonrasında torba yasaya giren bu değişiklikle beraber şirketlerin ihalelere girerken banka kredi limitlerini azaltmadan kefalet sigortasını kullanabilmeleri, sigorta sektörünün yeni bir enstrüman ve yeni bir fonksiyon kazanması hedefleniyor. Özellikle ABD ve Avrupa gibi gelişmiş sigorta pazarlarında banka teminat mektuplarından daha sık şekilde kullanılan kefalet sigortasının ülkemizde ne derece alıcı bulacağı merak konusu.

Kefalet sigortasında sigorta şirketi sigortalı lehine, üçüncü kişi olan lehtara belirli bir teminat sağlıyor. Bu sigorta, bankalar tarafından verilen teminat mektubunun yerine geçiyor. Yani sigorta şirketi sigortalının kefili oluyor. Kamuda ise ihaleyi alan şirketin görevini yerine getirememesi sonucunda doğabilecek maddi yükümlülüğü üstleniyor. Kefalet sigortasının bankalardan alınan teminat mektubu yanındaki avantajı ise, bu enstrümanın alan kurumun kredi limitini işgal etmiyor olması.

Kamu ihalelerinde kefalet sigortası kullanımıyla ilgili görüşlerini aldığımız yöneticiler yeni uygulamanın doğru yönde bir adım olduğunu ve reel sektörü rahatlatacağını düşünüyorlar. Euler Hermes Türkiye CEO’su Özlem Özüner, Şimşek’in kefalet sigortasıyla ilgili açıklamalarının farkındalık yaratması ve devletin bu konudaki olumlu ve yapıcı yaklaşımını göstermesi açısından çok önemli olduğu görüşünde. Coface Sigorta Genel Müdürü Emre Özer ise kefalet sigortasıyla birlikte sektördeki prim üretiminin artacağını belirtirken, düzenlemenin şirketlerin de hareket alanını genişleteceğini söylüyor.

Euler Hermes Türkiye CEO’su Özlem Özüner, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in kefalet sigortasıyla ilgili açıklamalarının devletin bu konudaki yapıcı yaklaşımını göstermesi açısından çok önemli olduğunu söyledi. Kamu ihalelerinin en çok teminat mektubunun kullanıldığı alanlar olmakla beraber, kamuda teminat mektubunun kullanıldığı tek alan olmadığını da ekleyen Özüner, “Bununla birlikte gümrükler, diğer bakanlıklar ve bunlara bağlı kamu kuruluşlarına hitaben de şirketler pek çok teminat mektubu veriyorlar. Kefalet sigortasının diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından da kabul edilmesi için ilgili kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyor. Bu şekilde yaygınlaştırılırsa o zaman tabana yayılan bir ürün ve müşteri segmentinde sigorta şirketleri için daha fazla fırsat doğacaktır” dedi.

Şirketlerin kefalet sigortasıyla ilgili olduklarını söyleyen Özüner, “Burada dikkat edilmesi gereken bir konu mevcut. Kefalet sigortası denildiği zaman akla ilk önce bina tamamlama ya da diğer mesuliyet sigortaları geliyor ki; Euler Hermes bu ürünleri sunmuyor. Euler Hermes olarak sunduğumuz ürün, banka teminat mektuplarına veya ithalattaki harici garantilere muadil olan; aynı şart ve usullere tabi olan bir kefalet sigortası. Daha belirleyici olması açısından yurtdışındaki karşılığı ile ‘bonding’ ya da ‘surety’ denilen ürün. Dolayısıyla bir anlamda gayri nakit bir kredi ürünü ve bankalarda gayri nakit kredilerin tabi olduğu süreçler sigorta sektörünün sunduğu kefalet sigortası için de geçerli” şeklinde konuştu.

Bankaların teminat mektuplarına alternatif olduğu için bankalara ilave yeni kapasite yaratması açısından kefalet sigortalarının avantajı olduğunu vurgulayan Özüner, “Euler Hermes S&P ‘AA’ kredi notu ile güçlü bir garantör. Bu durum da şirketlere düşük masraf ve operasyonel kolaylık olarak yansıyor” dedi.

Coface Sigorta Genel Müdürü Emre Özer: Şirketlerin kredi limitlerindeki baskıyı azaltacak
Coface Sigorta Genel Müdürü Emre Özer, sektörü yakından ilgilendiren bu değişikliğe ilişkin olarak Sigortacı Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Özer, reel sektörde başlayan kefalet sigortası dönemiyle ilgili olarak “Kamu ihalelerinde kefalet sigortasının kullanılması durumunda bu yıl sonunda prim üretiminin artmasını beklediğimizi söyleyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu. Özer, ilk olarak yeni düzenleme sayesinde kefalet sigortasının büyüklüğünün ortaya çıkacağını söyledi: “Kefalet sigortalarında geçen yıl üretilen prim tutarı sektör istatistiklerinde net olarak tanımlanmadı. İstatistiklere bakıldığında kefalet sigortası ürünü olmadığı halde bu branşta üretimi gözüken şirketler var. Ancak kefalet sigortasındaki kullanımın artması ile toplam prim tutarı da bundan sonra daha net ayrıştırılacaktır. Kamu ihalelerinde de kefalet sigortasının kullanılması durumunda bu yıl sonunda prim üretiminin artmasını da beklediğimizi söyleyebiliriz.”

TEMİNAT MEKTUBU KREDİYE ERİŞİMİ AZALTIYOR
Banka teminat mektubu bir gayri nakdi kredi olduğunu hatırlatan Özer, “Teminat mektubu kullanan şirketler, banka nezdinde yer alan toplam kredi limitleri üzerinde teminat mektubunun daraltıcı etkisini yaşamak zorunda kalıyorlar. Bu limitlerin müsaitliği firmanın asıl ihtiyacı olan işletme kredisi ya da yatırım kredisi gibi finansman türlerine erişimi üzerinde olumlu etkiye sahip. Teminat mektupları nedeni ile bankaların limitlerinin azalması ise firmaların yukarıda belirtilen nakdi kredilere erişimini zorlaştırıyor ve firmalardan ek teminat ve performans kriterleri talep edilmesine neden oluyor. Banka teminat mektubu yerine kefalet sigortası kullanılması ise firmaların bankalar nezdindeki toplam kredi limitleri üzerinde bir baskı oluşturmadan aynı hizmeti sigorta şirketlerinden almasını sağlayacak. Bu şekilde firmalar limitlerini daha fazla ihtiyaç duydukları yatırım ve işletme kredileri kapsamında kullanabilecekler” dedi.

BÜYÜMEYİ GÖRECEĞİZ
Kefalet sigortasının sigortacılar için yeni bir gelir kapısı olma ihtimalini değerlendiren Özer, “Şu anda kefalet sigortalarının çok yeni bir ürün olması ve bu konuda arz yaratan sigorta şirketlerinin seçici yaklaşımı nedeni ile henüz sektörde bir hasar bilgisi bulunmamaktadır. Piyasaya önümüzdeki dönemde yeni oyuncular girmesinin ardından prim üretimlerinin artması ile prim hasar oranlarının eğilimleri daha net görülmeye başlanacak görüşündeyiz” dedi. Özer, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu kanun ve mevzuat değişiklikleri ile kefalet sigortası piyasasının hızla büyüdüğünü göreceğiz.”

Umut Deniz Elçi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir